blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Sevgili Blog, ben geldim sanırım

Sevgili Blog,

Seni ihmal ettiğimi ara sıra aldığım 'Neden blog yazmıyorsunuz? Bloğu bıraktınız mı?' mailleri ile fark etmiş olsam da ruhumdaki Oblomov bir türlü eyleme geçmeme izin vermiyor. Ah şu lanet sıcaklar ve beni kollarıyla saran tembellik... Kurtulamıyorum! Taslaklardaki kitap yorumlarının haddi hesabı yok, yarım yamalak yayınlanmak için beni bekliyorlar. İlginç bir şekilde sürekli yazı yazıyor olmama karşın bloğuma tek satır yazamıyor, taslaklarımı hizaya sokup yayına gönderemiyorum. 

Az biraz havadis ver dersen okuyucu; kurslara gidiyorum bu yaz. Hali hazırda bir sertifika programına gidiyorum şu sıralar. Ek olarak yüzme kursuna yazıldım. Yıllardır denizin dibinde yaşayan biri olarak yeter (hatta yether!) dedim ve yüzme kursuna kayıt yaptım. Temmuz ortasında başlayacak, bakalım ne olacak? Miyop biri olarak gözlükle yüzme öğrenebilecek miyim? Gözlüğümü çıkardığımda bulanık bir görüş açısıyla keyifle öğrenebilir miyim? Lens almalı mıyım? Ne halt etmeliyim? gibi sorular kafamda yok değil. Temmuzun sonuna doğru denizde keyif yapacak kadar yüzmeyi öğrenmiş olmayı umuyorum. Siz benim gibi yapmayın yüzmeyi öğrenmek için gecikmeyin çocuğum. (Kamu spotu) 

İş durumları hala sallantıda. Kpss'ye bulaşmamak için verdiğim çabalarım gittikçe zayıflıyor. Şu an halihazırda yaptığım bir iş var ama kendi içinde çokça amaları olduğundan iş durumum işsiz - çalışıyor arasında bir yerde dengesiz bir şekilde ilerliyor. 

Şu sıralar en sevmediğim şey kitap okuyamıyor oluşum. O kadar o kadar o kadar ama gerçekten o kadar sıcak ve nemli ki kitap okuyası gelmiyor insanın. Kitap kulübümüz tatile girdi ve yaklaşık 6 kitap seçtik Eylül ayına kadar lakin henüz bir tanesini bile okumadım. Kocaman bir aferin bana. Bugün radikal bir kararla kitap okumaya karar kıldım. Oğuz Atay ile tanışma günü bugün! Ürkmüyor değilim. 

O halde; mydestiny çu! 
Sağlıcakla. 


14 Temmuz 2016 Perşembe

Blogum ifşa oldu!

Hey oradakiler, selam!

Blogumu bulduğunuzu, sağa sola aa senin bilmem neyin blog mu yazıyor diye çılgınlarca sorduğunuzu biliyorum! Evet, sen, blogumu maalesef ki keşfettin. Burası benim sığınağım, saçmalama mekanım, özgür ruhumun yansımasıydı oysaki! Ne vardı yani gelip buldun burayı ha? Çemkiriyorum şu an sana, haberin olsun. En kişisel yazılarımı şimdi yok etmem gerekecek, oldu mu ha rahat ettin mi? Piiiiis! 

Şaka bir yana (gayet ciddiyim!) blogumun etrafımdaki kişilerce ifşa olmasından ötürü pek rahatsızım. Sanki biri sandıklara sakladığım günlüğümü açıp okumuş gibi hissediyorum. Oysa blog saçmalıklarla dolu, işe yarar bir halt yok ama böyle hissetmekten kendimi alamıyorum. Sinsiler nasıl buldu beni anlamıyorum, o kadar özendim adımı sanımı yazmamaya gayret ettim fakat olmadı, olamadı. Kızının blogu ifşa oldu anne! 

Bugün biri daha keşfetti blogumu. Nasıl oluyor bilmiyorum. Sırf blogumun varlığını pekiştirmemek için, unutur nasıl olsa yaa düşüncesine inandığım için sanki öyle bir şey yokmuş gibi, bana blog sözünü etmemiş gibi davranıp "He ya yazıyorum işte birkaç saçmalık" deyip mütemadiyen konuyu geçiştiriyorum. Tam şu an bu çemkirmelerimi okurken "Aman sanki dünyanın en kıymetli cümlelerini yazıyor, olaya bak!" dediğinizi duyar gibiyim. Hanım hanım moduna geçip sesleniyorum: Dünyanın en bemariz cümleleri dahi olsa burası benimmmm, benim! Bihterin! İfşa olmaması gerekiyordu ulen! 

İnanır mısınız birkaç hafta önce ablam aradı ve dedi ki; "Bizim şirkette çalışan bilmem kimin kızı, 'kardeşin blog mu yazıyor?' diye sordu" dedi. Ne alaka yahu ne alaka? Tesadüfen görmüş ve şıp diye benim blogum olduğunu anlamış, ablama sormuş. Hey allahım gülsem mi ağlasam mı :) Hayır keşfettin madem niçın iletişime geçip kız çok güzel blogun var demiyorsun, niçın beni takip edip çılgın okuyucularım arasına katılmıyorsun ha? Çok ayıp ettin, not ettim! Ben de seni burada ifşa edeyim mi ha? :P (Burada güleceksin)

Öyle işte dostlar. Sizin blog yazdığınızı ailenizden, arkadaşlarınızdan yaşadığınız çevreden bilen var mı? Biliyorlarsa eğer sahiden rahat rahat yazıyor musunuz? Gerçi benim ailemin büyük bir bölümü biliyor ben yine de her türlü yazıyorum ama bazen otosansür uygulamıyor değilim. 

Bu da böyle çemkirmeli sitemli dert yanmalı bir saçma post olsun. 
Esen kalın! 

24 Kasım 2014 Pazartesi

Mim

Rosa'nın son yazısını görünce mim yazasım geldi aniden. Mimin ucu açık bırakılınca da üstüme alındım hemen ve oturdum cevapladım. Kısa kısa zaten, çerezlik.

1.Canan Tan mı Debbie Macomber mı?

Canan Tan’ın birkaç kitabını okudum (Piraye, Yüreğim Seni Çok sevdi, Eroinle Dans, En Son Yürekler Ölür) ve maalesef kendini tekrar eden bir yazar olduğunu söylemeliyim. Debbie teyzenin ise sadece Küçük Mucizeler Dükkanı kitabını okudum. Çok umut dolu yumuş bir kitaptı. Seri olduğu halde devamını bilinçli olarak okumak istemedim üst üste bu kadar umut bünyeme fazla gelecekti kuşkusuz. Yine de illa birini seç derseniz Debbie teyzenin yumak dünyasını tercih ederim :’)

31 Mayıs 2012 Perşembe

Mim: Kimin hazırladığını bilmediğim soruların cevapları...

Bir mim ile daha karşınızdayım. Bu defa Sessiz Gemi’den geliyor mim, soru-cevap şeklinde röportajımsı bir mim. Ben şu şarkıyı dinlerken cevapladım soruları, bu müthiş sesi siz de dinleyin derim :)

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Blogger N'lerini seçiyor!~

Çingu Partisi Genel Başkanı Lee, bana çok eğlenceli bir mim paslamış:) Blog aleminin N'lerini seçiyoruz. İşte benim N'lerim..

Kurallar

Yazının başlığı "Blogger N'lerini seçiyor!" şeklinde olmalı.. Bir bütün halinde ilerlemeliyiz. Her kategori için en fazla 3 kişi yazabilirsiniz..  (Sadece bir kategori için 5 tane yazma hakkınız var. Çoğumuzun blog açmasına sebep olan şey, kendimizi anlatmak.) Ekstradan 1 kategori daha ekleyip, seçiminizi yapabilirsiniz. Kategori açarken tercihinizi mümkünse en zeki, en güzel, en akıllı gibi şeylerden yana kullanmayın. Tamam birbirinizi tanıyor olabilirsiniz. Ama burda genel bi seçimden bahsediyoruz ve birbirimizi sadece yazılarımızdan tanıyoruz. Yazılardan yola çıkarak sonuca varabileceğimiz kategoriler olmalı. (Kişileri rencide edecek, küçümseyecek türden kategorilere kesinlikle yer vermeyin.)  Aynı kişiyi birden fazla kategoriye yazabilirsiniz. Mim yazılarınız kesinlikle okunacaktır. Yazılarınız okunduğuna dair yorum bırakılacaktır. Bir gün içerisinde yazılarınıza yorum gelmezse mail atarak haber verirseniz en doğru sonucu elde etmiş oluruz.