25 Haziran 2011 Cumartesi

Şair ceketli çocuk, unutmadık...


kazım koyuncu wallpaper duvar kağıdı


"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
[Kazım Koyuncu]

13 Haziran 2011 Pazartesi

49 Days / 49 gün~

49days fanart

Misa dizisinde edindiğim tecrübeyi unutmuş olmalıyım ki bu dizide epey ağladım, strese girdim. İlk bölümden itibaren feci sarıp sarmalıyor seyirciyi, şahsen izlediğim diğer dizilerin bir kenara ittim ve deli gibi 49Days seyrettim! Dizinin konusuyla ilgili ayrıntılı bilgi için sarangni.info 49Days sayfasını inceleyin lütfen.

Spoiler verebilirim emin değilim. Diziyi izlemeyenler yazıyı okumasın ya da göz gezdirsin. İzlemeyenler için tavsiye ediyorum, güzel bir dizi; izleyin^^

4 Haziran 2011 Cumartesi

Bu aralar neler izliyorum?

Bu aralar birkaç dizi birden izliyorum. Sınavlar bitince rahatladım ve başladım hepsine birden, duramıyorum! :D 2011 yapımları özellikle çok güzel.
greatest love fanart


The Greatest Love: Yılın en güzel dizisi kuşkusuz! Secret Garden için de aynen bu ifadeyi kullanmıştım :D Hakkını yemeyelim ikisi de şahane. Aslında izlerken arada Secret Garden geliyor aklıma. Çünkü çok ince benzerlikler var. Dizi öyle eğlenceli ve komik ki anlatasım yok resmen :D Direkt izleyin, gülün eğlenin. İzlediğinize asla pişman olmayacaksınız. Çok sevdim diziyi. Yukarıda gördüğünüz sahneler çok güzel ve komikti. Dok Go Jin nasıl güzel bir karaktersin sen öyle :D Cha Seung Won'un daha önce dizi/filmini izlememiştim, bu ilk oluyor. Bu dizi bitince hemen City Hall'a başlamayı düşünüyorum. Bu adamı bundan sonra takip ederim ben:)) Gong Hyo Jin zaten çok sevdiğim bir oyuncu. İkisi bir araya gelerek müthiş uyum sağlamışlar. Daha önce diziyle yazı yazan arkadaşlara paslıyorum sizi, okuyun lütfen. Metropol Günlüğü Lee ve Kimbapsushi Ayrıca dizinin müzikleri için -şuraya- diziyle ilgili birbirinden güzel gif'ler için ise -şuraya- tıklayın :)

3 Haziran 2011 Cuma

Mim'lendik^^

Bana paslanan ikinci mim konusu. İlki Nefertiti'den gelmişti, bu defa ise yepyeni bir blogger'dan geliyor mim. Sevgili hayal unni beni mimlemiş. Teşekkür ediyorum ve başlıyorum...

Hayalindeki meslek nedir?

Her zaman hayalinde mesleği olan kişilere imrenmişimdir. Çünkü çocukluktan bu yana hiç öyle bir hayalim olmadı. Hep değişken bir yapıya sahiptim bu konuda. Çocukken avukat olmak istiyordum, ki beni az tanıyan insanlar "Sessiz, sakin, kendi halinde çekingen biri" diye tanımlar" Kısacası, avukatlık ve ben alakasızdık. Ailede ise "kızlar için en ideal meslek; öğretmenliktir!" düşüncesi vardı ve bana en uzak olan meslek grubu. Okulu seven bir öğrenci değilim ben :D Bir de kalkıp öğretmen mi olacaktım, hiç! Şu sıralar maliye bölümünde okuyorum. Kafam esti yazdım. Hayalimde ise yeni yeni gelişen bir meslek var. Fotoğrafçılık. Ama malesef Mersin Üniversitesinde fotoğrafçılık bölümü aktif değil, yoksa bu yıl yetenek sınavlarına girecektim. En azından fotoğraf makinem var ve sülalenin fotoğrafçısıyım :P Hobi olarak devam etmesi güzel.

13 Mayıs 2011 Cuma

Tayland'ı keşfetmek: First Love♥

İzlediğim ilk Tayland filminin böyle güzel olması çok sevindiri bir deneyim oldu:)) Lee'nin bloğunda filmle ilgili bir yazı okuduktan sonra filmi indirmiştim. Nihayet fırsat oldu ve izledim.

First Lvoe

First Love... Esas kız Nam ve esas oğlan P'Shone. Nam, sıradan bir öğrencidir. Okulun en popüler ve sempatik (öyle :P) öğrencisi P'shone'a aşık bir kızdır. P'shone tarafından sevilmek dahası fark edilmek için arkadaşlarıyla birlikte Aşk için 9 madde tarzı bir taktik kitabının maddelerini denemeye başlarlar :P Aptal aşk kitapları :P  Bu arada Nam ve arkadaşları hafif dışlanmış ama kendi aralarında güzel gerçek dostluğu bulabilmiş bir gruptur. Filmde en hoşuma giden şeylerden biri arkadaşlıktı. Nam için yapmadıkları şey kalmadı. Nam üzüldüğünde, ağladığında hep beraber üzülüp, ağladılar. Dostlukları hep kaldığı yerden devam etti. En yakın arkadaşımı hatırlattı bana :D Biz de lisedeyken hep yanyana gezerdik, birimizden biri okula gelmediğinde okuldaki arkadaşlar ve hocalar "İkizin nerde?" diye sorarlardı. Küstüğümüz zaman hocalar gelir barıştırırdı bizi :D Bazen yolun bir tarafında ben bir tarafında o yürür eve gelince barışırdık :D Şimdilerde o halimizi hatırlayıp gülüyoruz:)) Lise işte..

9 Mayıs 2011 Pazartesi

I need a girl ♪♫






Taeyang'ın 2010 solo konserinden bir video. I need a girl ve After You Fall Asleep şarkılarının videosu. Taeyang, I need a girl şarkısını söylerken seyircilerin arasına dalıyor! Şarkısını söylerken bir yandan da seyircilerin kalp krizi geçirmesine sebep olacak şekilde koltuklar arasında dolanıyor. En güzeli ise, seyirciler arasından seçtiği bir kızı kolundan tutup sahneye getirmesi!!! Kızcağız utançtan, sevinçten ne yapacağını şaşırmış bir şekilde kendini Taeyang'a bırakıyor :P Muhtemelen BB özellikle de Taeyang fanlarının izlediği bir videodur ben yeni izledim ve bayıldım! :P İzlemeyenlere tavsiye ederim^^

2 Mayıs 2011 Pazartesi

il Mare: Zamana inat~

Dün gece il mare filmini seyrettim. Filmin orjinali Kore'ye aittir, hala bilmeyen varsa eğer. Uzakdoğudan birhaber olanlar hollywood versiyonu olan "The Lake House" filmini izlemiş ayılıp bayılmıştır. Açıkçası ben de önce hollywood versiyonunu izlemiştim. Jun Ji-Hyun'dan dolayı hep izlemek istediğim bir filmdi. Konuyu bilmeme rağmen ilk kez izliyormuşum gibiydi.

Eun Jo ve Sung-hyun aynı evde farklı zamanlarda yaşamış kişilerdir. Eun-jo esas kızımız 2000 yılında, Sung-hyun ise 1998 yılındadır. Eun-jo evden taşınırken posta kutusuna kendisinden sonra o eve taşınacak kişiye, yeni adresini bildiren bir mektup bırakır. Mektuba bir de il mare size şans getirsin, evin tabanında pati izleri zaten vardı, temizledim ama geçmiyor diye bir not düşer.


il mare fanart wallpaper

28 Nisan 2011 Perşembe

22 Nisan 2011 Cuma

Lie To Me: Yoon Eun Hye&Kang Ji-Hwan

Evet sevgili okuyucular, birçoğunuzun haberi vardır sanırım bu ikilinin bir araya gelip yeni bir dizi çekeceğinden. Ben yeni öğrenmiş ve çok mutlu olmuş durumdayım. İki sevdiğim oyuncu başrolde! Romantik komedi üstelik, daha ne olsun: dizi çok güzel olsun, hayal kırıklığı olmasın.. Secret Garden, My Princess.. Son izlediğim iki dizi gayet güzeldi, bu da güzel olsun :D


Yönetmen: Kim Soo-ryong (김수룡
Senaryo :Kim Ye-ri-I (김예리)
Yayın tarihi: 2011/05/__ ~ Gelecek
Bölüm Sayısı:16
Yayın Günü: Pazartesi, Salı 21:55
Oyuncular
Yoon Eun-hye 윤은혜
Kang Ji-hwan 강지환
Jo Yoon-hee 조윤희
Seong Joon 성준


Kültür Bakanlığının beşinci seviye memuru olan Gong Ah Jung(Yoon Eun Hye), varlıklı bir aileden gelen seçkin bir otelin sahibi Hyun Ki Moon(Kang Ji-Hwan) ile evli olduğu yalanını söyleyince gittikçe karmaşıklaşan bir yalanlar ağına bulaşır. İlişkileri Ki Moon'nun eski nişanlısı ve abisinin yakın bir arkadaşı Oh Yoon Joo hayatına girdiği zaman daha da karışık bir hale gelir.
Çeviri:puduhepa1307
Alıntı: Korea-Fans



Yukarıdaki fotoları görünce (özellikle kapişonlu fotolar) aklıma Coffee Prince geldi. Yoon ve Gong Yoo'yu tanıdığım dizi! Nedense Eun Hye-shi'ye yakışan tek partner Gong Yoo gibi geliyor bana. İkisinin kimyası mükemmeldi. Şu dizide keşke Gong Yoo olsaydı dedim. Kang Ji-Hwan'ı çok seviyorum, Coffee House dizisinden sonra sevmemem imkansızdı, ama yine de Gong Yoo işte!! Oynasa süper olurdu :D


Tabi Eun Hye&Ji-Hwan ikilisini sevmedim diyemem duyduğumda çok sevindim. Ekrana yakışacaklarına eminim. Dizinin yayın tarihi 9 Mayıs olarak biliniyor ama net bilgi değil. Kesin olan şey dizinin Mayıs ayında, Midas dizisi bittikten sonra başlayacağı. Yoon Eun Hye'nin saç rengi ve kesimi ne kadar hoş olmuş, değil mi? Destiny bunu beğendi :P




Tahminlerim: Mavi eşofmanlı Yoon'u görünce karakterinin salaş giyim tarzı olan, fakir, pratik zeka bir kız olacağını düşündüm. Pratik zeka dedim çünkü kimbilir nasıl bir ortam oldu da öyle bir yalan söyledi :D Tabii konu doğruysa~~ Ji-Hwan ise, zengin, soğuk, kibirli, kendini beğenmiş bir tip olarak karşımıza çıkacak gibi, göreceğiz~~ Yine bir tahmin: Zengin ve ünlü erkeğimiz imajı bozulmasın diye kızla sözleşmeli evlilik olayına girebilir, neden olmasın :D Konu ve fotoğraflar zaten zengin erkek&Fakir kız klasiği kokuyor buram buram.. Pek şikayetçi değilim, güzel işledikleri sürece konu klasik olabilir. Yeter ki güzel anlatsınlar olayı.



Diğer yan karakterlerle ilgili bilgi/görsel vardı nette ama benim ilgimi çekmedi :D (Yalan!) İngilizce çevirisiyle uğraşamadım :D Şimdilik sadece başrole odaklanalım, please :P


Başlasın izleyelim, yorumlayalım..
See ya!!^^

16 Nisan 2011 Cumartesi

Gong Yoo: Finding Mr. Destiny

Ben filmi izleyene kadar Gong Yoo bir film daha çekmiştir heralde. Ne zaman filmi açsam bir aksiyon bir curcuna.. Nihayet gerçekten de nihayet izledim :D

Gong Yoo ve Im Soo Jung oynuyor başrollerde. Gong Yoo'yu anlatmaya gerek yok, o bir ilah :D Im Soo Jung'u ise Misa dizisini izleyenler hatırlayacaktır.. Filmle ilgili bilgiler, görseller çıktıkça Gong Yoo fanlarının bazıları Im Soo Jung'u sevmemiş, eleştirmişti. Ben aksine çok seviyorum bu oyuncuyu. Misa'dan sonra sevmemek imkansızdı:)) Gong Yoo ile yanyana iyi görünüyorlar. Sadece rol arkadaşı olarak tabi :D :D :D

Filmimizin kabataslak konusu şöyle; ilk aşkını arayan bir kadın ve unutulamayan ilk aşkları bulma amacıyla kurulan bir şirket.. Hindistan kareleriyle, ezgileriyle başlıyor sahne~~

Gong Yoo, filmdeki adıyla Gi-Joo bir turizm acentesinde çalışan dürüst bir insandır, dürüst kişiliği ve yaptığı iş birbirini tutayınca işten ayrılır, çeşitli işler yaptıktan sonra nihayetinde kendi işimi kurmalıyım der. Eski bir arkadaşından yardım ister ve dolandırılmak üzereyken kurtulur. Karakolda dolandırılan diğer arkadaşları arasında çıkan "ilk aşk" tartışması sonucunda Gi-Joo'nun aklına parlak bir fikir gelir! İlk Aşk şirketini kurar ve bekler müşterilerini :P