17 Şubat 2013 Pazar

Mim: Kitap okuma halleri..

Yeni bir mim ile karşınızdayım efenim. Asiruh çingum beni unutmamış yine, tam şurada mimlemiş beni. Tenk yuu efenim :')) Mimin konusu: Hangi şekil(ler)de kitap okursunuz?

Uykusuzluk problemi çeken biri olarak geceleri uyumaya çalışırken devamlı sağa sola dönüp duran biriyim. Ranzanın üst katında olduğumdan alt katta yatan kardeşceğizim çokça şikayet eder bundan :D Bunu uzun süre aynı şekilde kalamadığımı anlatmak için söylüyorum. Kitap okurken de durum aynı. Çok çeşitli hallerde okurum kitabı!


7 Şubat 2013 Perşembe

Güzel bir film izlemeye hazır mısınız?


I'll Teach You Love


Aslında film değil dizi ama bir bölümlük. Tek bölüm olduğu için film diyeceğim çünkü film tadındaydı, çok güzeldi. İzleyince göreceksiniz. Filmimizin adı We Teach Love veyahut diğer adıyla I'll Teach You Love.
 Dünyanın en zor şeyi, başkasının gönlünü kapmaktır  (Küçük Prens)

4 Şubat 2013 Pazartesi

Hakkımda bilinmeyenler..

Harmony'den mim gelmiş bana. Soru-cevap olduğundan yazması kolay oldu. Mim 200'ün altında takipçisi olan kişilere gönderiliyormuş. Bir de şu aşağıdaki fotoyu kullanmalıymışız. Amaç ne bilemedim. Önce kendinizle ilgili bir takım gerçek bilgiler veriyorsunuz sonra da bu yazının en sonunda yer alan 11 soruyu cevaplıyorsunuz ve son olarak paslayacağınız kişinin cevaplaması için 11 soru hazırlıyorsunuz. Bilmem anlatabildim mi?



Önce hakkımdaki gerçekler..

* Eğitim hayatım boyunca hiç ama hiç Takdir belgesi almadım hep teşekkür hep teşekkür… Çünkü eğitim hayatım boyunca hiç ders çalışmadım adam akıllı. Sınavlara okula giderken yolda çalışırdım veyahut bir ders öncesinden ders notlarına göz gezdirirdim. Hayatımın en zor yılı lise birdi. Matematik ve tarih en nefret ettiğim dersti. Yine de teşekkür almıştım. Sonra sözelci oldum mantık dersi beni mantıksız akılsız biri olduğuma inandırdı. Derslerde yaz yaz bitmezdi, sınavlardaysa bir kelime bile yazamazdım. O sene de teşekkür almıştım. Dedim ya hep teşekkür aldım hiç takdir alamadım. Okulu sevmeyenlerdendim ben. İşin acı gerçeği bu aslında. Hedefsiz gemiyim.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Photoshop, ders 10

Selam! Kendi kendime photoshopta oyalanırken yapacak bir şey bulamadığımdan fotoğrafların etrafını kıvırdım. Sonra baktım işlem çok basit dedim bunu anlatayım da aydınlansın insanlar :D Haydi fotoğrafınızı kapıp gelin. Bkz: Gong Yoo

kenarları oval

Dersimizin adı: Kenarları kıvırtık çalışma yapma :D
Not: Fotoğrafların büyük versiyonlarını görmek için lütfen üstlerine tıklayınız^^'


22 Ocak 2013 Salı

Can we get married? Çok zor bu işler..

Can We Get Married?

Bir tarafta evlenmeye karar veren bir çift diğer yanda ise boşanmaya karar veren bir çift var, üstelik karar sahibi kızlar kardeş. Aynı aile hem evliliğe hem de boşanma hazırlığıyla uğraşıyor anlayacağınız. Dizi boyunca öff ne zormuş arkadaş evlenmek derken bir yandan da aboo evlenmek dert boşanmak daha da dert en iyisi evlenmemek diyerekten ailedeki hiç evlenmemiş ayakları üzerinde sapasağlam duran teyzeye gıpta edebilirsiniz =)

Can We Get Married?

14 Ocak 2013 Pazartesi

Kitap okuyoruz #1

Her gün mutlaka yirmi-otuz sayfa kitap okuyan ben son zamanlarda bütün kitapları elimde süründürür hale geldim.. Üstelik hepsi de emanet kitap.. Okuma moduna geçiş yapmak üzere son zamanlarda okuduğum birkaç kitaptan kısa kısa bahsedeyim dedim.

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Mehmet Uzun) : Kitap Baz ve Kevok’un ölüm yolculuğuyla başlıyor. Sonra ikiliyi ölüme götüren olaylar anlatılıyor bölüm bölüm. Her bölüm yaklaşık yirmi beş sayfa, uyumadan önce düzenli olarak yirmi beş sayfa okuma alışkanlığı kazandım bu kitap sayesinde :) (şu sıralar kaybetmiş olmam yeniden kazanmayacağım anlamına gelmiyor :P) Değişik bir roman. Kitap Baz ve Kevok adında iki kişinin hayatını anlatıyor ülke sorunlarıyla birlikte. Baz Şahin, Kevok ise Güvercin demek. Hiç alakası yok ama Kevi de keklik demek. Kimliğinde adı Keklik, Güvercin yazan birini görürseniz alay etmeyin, o ismin orijinali emin olun başka bir şeydir ve o zamanın şartlarında başka isim kabul edilmediğinden Türkçe karşılığı yazılmıştır.. Gılgamış Destanı’ndan bir alıntı var kitabın girişinde, Gılgamış’ın karanlıklardan geçip aydınlığa kavuşmasıyla ilgili küçük bir alıntı. Baz ve Kevok’un da olayı aynı: Karanlıklardan geçip aydınlığa kavuşmak.

“İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı. İnsan bir kimliğe bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor. Bundan insanın günahı, suçu ne?” (Sf: 315.)

4 Ocak 2013 Cuma

sorulu cevaplı yazı.

Ne zamandır mim yazmıyordum :P Deniz'in yörüngesi'nden çerezlik bir mim gelmişti vakti zamanında üşenmedim yazdım :D Bir sürü beş şeyli soru var.

blog

27 Aralık 2012 Perşembe

Mim: Birkaç yeni yıl dileği..

noel dilekleri

Burcu ve Asiruh çingudan gelen mim üzerine birkaç dilek sıraladım bu defa zorlandım istediğim bir şey bulamadım desem yeridir, öyle zengin falan da değilim halbusi ne diye zorlandım bilmiyorum. Bu mimi seviyorum ha, eğlenceli. Öncelikle geçen sene dilediğim dilekleri inceledim içinden bir tanesi bile olmuş mu diye ve hayır, olmamış! :D Eneee dur dur olmuş meğersem! Ama önce olmayan dileklerime değinmek istiyorum öhö öhö:

25 Aralık 2012 Salı

Bollywood esintili post #1


Hint filmi deyince ne geliyor aklınıza? Bir süre öncesine kadar benim aklıma müzikli danslı acayip acayip filmler gelirdi… Şimdilerde aklıma gelen tek şey Aamir Khan doğrusu :)) Adam oynuyor, gülüyor, ağlıyor kendine hayran bırakıyor. Aamir Khan etkisi kolay geçmese de Bollywood denince aklınıza ikinci üçüncü sırada gelmesi gereken şey yine şarkılar tabii. Adamlar ne kadar çok seviyor müziği arkadaş! Her filmde bir -hatta birkaç- klip var resmen. Kocaman karizmatik adamların dramatik bir sahnenin ortasında klip çekimine geçiş yapmalarına çok gülüyorum :D Bir sonraki sahneyi, repliği beklerken bir bakıyorsun çalgı çengi başlıyor adamlar oradan oraya hoplaya zıplaya şarkı söylüyor falan olmuyor valla :D Müziksiz filmleri var mı çok merak ediyorum, biri bu adamlara film için en gerekli şeyin senaryodan önce müzik olduğunu söylemiş olmalı. Tuhaf bir etkileri de yok değil hani, bir süre sonra kendinizi tempo tutarken yakalayabilirsiniz veyahut daha da kötüsü tempo tutarken ev halkından birine yakalanıp “N’apıyon deli!” bakışına maruz kalabilirsiniz, benden söylemesi. Uzatmadan izlediğim birkaç bolivud filminden bahsetmek istiyorum.

5 Aralık 2012 Çarşamba

Hayata dair gülümseten detaylar..

Hayata dair gülümseten detaylar


Boş zamanım olduğunda ve bu zamanı dolduracak bir şey bulamadığımda veyahut bir şey yapmaya üşendiğimde hep aynı şeyi yaparım: Ekşi sözlük okurum. Önce göz gezdirir rastgele başlıklarda gezinir eğlenirim sonra dönüp dolaşım o başlığa giderim; hayata dair gülümseten detaylar. Çok fazla entry var başlıkta oku oku bitmiyor… Evet, son zamanlarda yapacak işim olmadığından bu başlıkta takılıyorum :)

Okurken güldüğüm, garip tepkiler verdiğim bazen de hüzünlenip güldüğüm, ‘Hayat güzel yav!’ dedirten entryleri okurken mutlu oluyorum. Bu da benim hayata dair gülümseten detaylarımdan biri ama sadece biri :’)