20 Ekim 2014 Pazartesi

#BirFilmBirPhotoshop




Sevmek zamanı
Halil: Resminle benim aramdaki bir durum, seni ilgilendirmez. Ben senin resmine âşığım.

Meral: İyi ama âşık olduğun resim benim resmim. İşte ben de buradayım, söyleyeceklerini dinlemeye geldim.

18 Ekim 2014 Cumartesi

Grangé: "Kötülüğün Kaynağı" Üçlemesi


şeytan yemini siyah kan


Selamlar! Çok uzun bir aradan sonra kitap yazısıyla karşınızdayım. (Orada hala birileri varsa tabii) Aslında okuduğum bütün kitaplarla ilgili az çok bir şeyler yazarım niyetindeydim lakin elim gitmedi bir türlü. [Sanki çok kitap okumuşum izlenimi veriyorum burada :P (okumadım tebikisi yalan:/ )]
Bugün Fransız yazar J. C. Grangé’nin iki kitabından bahsedeceğim. Biri Siyah Kan, diğeri ise Şeytan Yemini. İlk okuduğum Grangé kitabı Leyleklerin Uçuşu’ydu ki çok beğenmiş, şaşırmıştım. Siyan Kan ile bunu pekiştiririm daha çok şaşırır, ters köşe olurum diyordum lakin beklentimi yüksek tutmuş olmalıyım ki kitap beni pek etkilemedi. Bir de Siyah Kan’da şöyle bir olay var; okuyucu birçok şeyi tahmin ediyor, zaten katil baştan belli.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

İlk anime: Tonari no Kaibutsu-kun

Yılların anime izleyicileri gelip çemkirse haklıdır çünkü ilk kez bir anime izledim ve daha ilkinde çektiğim sıkıntıları utanmadan yazmaya karar kıldım :D İzleyenler benim daha ilk maceramda yaşadığım baskıyı eminim yıllardır çekiyorlardır.

13 Şubat 2014 Perşembe

Yazı yazdım!

Huu! N’örüyonuz?



Zavallı blogum aç sefil yazısız kaldı, kurudu gitti. Çok yazasım var ama bir türlü şöyle oturup yazamıyorum. Halbusi pc’de çok zaman geçiriyorum ama nasıl oluyorsa ne zaman blogu açsam başka şeylere kayıyorum, burayı unutuyorum. Bütün suç şu liste sitelerinde, biliyorum! Biri twitterda bir link paylaşmayagörsün, hiç liste görmemiş gibi sitedeki tüm listelerin kökünü kurutuyorum!

Daldan dala atlamalı bir yazı olsun bu, gelişigüzel yazacağım çünküm. Ne diyor bu kız demeyin hiç, temem mi?

23 Aralık 2013 Pazartesi

Bir şeyler eksik

           Şarkısı bu olsun
Bugünlerde herkeste aynı istek. Alıp başını gitme isteği. Alıp başını gidenlere bir gıpta ile bakış, içten bir ah ediş, keşke deyiş, ah o gemide ben de olsaydım der gibi keşke ben de alıp başımı gidebilseydim dileği…

Herkes bir koşturma içinde ama herkeste her şeye bir geç kalınmışlık var. Bir şeyleri doyasıya yaşamaya vakit yok. Sevdalar da ayrılıklar da dar vakitlerde yaşanıp tüketiliyor. Cümleler hep keşke diye başlıyor ve hep di’li geçmiş zamanlı cümleler kuruluyor. Kurulan cümlelerin öznesi hep yorgun. Öznesi hep buğulu, nesnesi hep kayıp…

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Öylesine.

Balık burçludur. Rastgele birine sorduğunuzda, “Kendi halinde sessiz efendi bir kızcağız,” cevabını alırsınız. Ailesine sorduğunuzda ise “Deli, çatlak bir kız” derler. Bir abisi bir ablası, biri kız biri erkek olmak üzere iki küçük kardeşi ve kalabalık bir ailesi vardır.

vintage bisiklet



En sevdiği meyve eriktir. En sevdiği mevsim ise kış. Yaz mevsiminden ve sıcaktan hoşlanmaz; çok zengin olduğunda yaz mevsimlerinde kış yaşanan ülkelere seyahat edeceğinden bahseder durur. Erik için ölür ama yazı sevmez.

20 Temmuz 2013 Cumartesi

İzlemeyin #2

Selam! Aylar sonra bloga dönüşüm maalesef bir “izlemeyin” yazısıyla olacak. O kadar izlemeyin’lik bir dizi ki tembelliği bırakıp kalktım yazı yazmaya karar verdim. Sırf sizin için. İzlememeniz gereken dizinin adı: “Flower Boy Next Door” 


Spoiler verebilirim hatta vereceğim bu nedenle attığım başlığa rağmen izlemeyi düşünen kararlı bireyler blogumdan hemen çıksın ki seyir zevki kaçmasın. Aslında bilmiyorsunuz henüz ama dizide spoiler verilebilecek bir şey bile yok :D *skljdghlskdjg*



7 Mart 2013 Perşembe

Sunny: Haydi lise yıllarına bir dönüp bakalım..

Selam! Yine güzel bir film izledim. Lise yıllarınıza döneceğiniz sıkça arkadaşlıklarınızı hatırlayacağınız güzel bir film. Filmimizin adı Sunny veyahut diğer adıyla Sseo-ni. 2011 yapımı bir film, bugüne kadar nasıl gözümden kaçmış hayret. İzleyecek film arıyorsanız eğer, hemen indirin.


Sunny

3 Mart 2013 Pazar

Kitap okuyoruz #2

Yine yeniden caanım blogumdayım. Okuduğum kitaplardan bahsedeceğim azıcık. Vikitap sağ olsun okuma isteğimi kaybettiğimde beni gaza getiriyor sürekli listeme yeni kitaplar ekliyorum falan… Kitap okuyoruz serisi devam etsin o halde.

OCAK-ŞUBAT kitapları

Hayallerimin Arka Bahçesi (Katherine Allred): Madam Patapuff’un önerisiyle bir buçuk günde okuduğum bir kitap, sürükleyiciydi evet! :) Kitap çocukluk yıllarından başlayıp ergenlikle devam edip teee orta yaşlara kadar sürüyor. Böyle çocukluk döneminde başlayan dizi-film-kitapları çok seviyorum, hoşuma gidiyor temelden okumak. Kitap Alix ve Nick’in hikayesini anlatıyor. Alix muhteşem bir ailesi olan kusursuz bir hayata sahipken Nick tam tersi berbat bir hayata ve maalesef kötü bir babaya sahip annesiz bir çocuktur. Alix’in attığı adımla ikili arkadaş olur, kitap okurlar birlikte sık sık.. Nick’in şiddet dolu babasından ötürü Alix’in dedesi evlerinin bahçesindeki odayı Nick’e verir ve Nick hayatının büyük bir bölümünü orada geçirmeye başlar. Her geçen gün birbirlerine daha da yakın olurlar en son mutlu son denilecek noktada bir gelişme olur ve hayatları komple değişir…

17 Şubat 2013 Pazar

Mim: Kitap okuma halleri..

Yeni bir mim ile karşınızdayım efenim. Asiruh çingum beni unutmamış yine, tam şurada mimlemiş beni. Tenk yuu efenim :')) Mimin konusu: Hangi şekil(ler)de kitap okursunuz?

Uykusuzluk problemi çeken biri olarak geceleri uyumaya çalışırken devamlı sağa sola dönüp duran biriyim. Ranzanın üst katında olduğumdan alt katta yatan kardeşceğizim çokça şikayet eder bundan :D Bunu uzun süre aynı şekilde kalamadığımı anlatmak için söylüyorum. Kitap okurken de durum aynı. Çok çeşitli hallerde okurum kitabı!