2007 yılında SBS kanalında yayınlanmış dizi. Tavsiye üzerine başladım, çok güzel bir diziydi. Bir bölüm bile sıkılmadım, heyecanla izledim. Türü, romantik / dram / komedi olsa da izlediğim en ilginç dizi başlangıcıydı. Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım. Romantik / Komedi / Dram tarzı dizilerine kıyasla pek alışık olmadığımız bir şekilde başlıyor dizi. İlk sahnede bir kadın faili meçhul cinayete kurban gidiyor. 20 bölüm boyunca "Katil kim?" sorusuyla diziyi izliyoruz. Merak unsuru ustaca işlenmişti doğrusu. Cinayet dizinin önemli bir öğesi olsa da cinayet temalı bir dizi değil. Her bölüm dedektif (Kang) ile birlikte ufak şeyler öğreniyoruz.
14 Temmuz 2011 Perşembe
13 Temmuz 2011 Çarşamba
So Ji Sub - Wallpaper
Ne zamandır photoshop yok pc'de. Geçen gün Taeyang fotoğraflarına bakarken wallpaper yapasım geldi portatif photoshop cs3 indirdim. Meraklısına tavsiye ederim, kurulum gerektirmeyen çift tıklamayla anında hazır olan bir photoshop, üstelik yenilerden sayılır; cs3. Ben önceden cs2 kullanıyordum şimdilerde feci halde cs3'e alıştım, bazı uygulamaları çok pratik.
Neyse Google'da Tae fotoğrafları ararken karşıma bir SJS fotosu çıktı. Fotoğraf tam benlikti; kocaman ve kaliteli: Al beni kullan, photoshopta evir çevir, çalışma yap diyordu. Kaydettim sonra başladım SJS'nin o konseptteki diğer fotoğraflarını bulmaya. Hepsini bulunca aşağıda gördüğünüz çalışma çıktı ortaya. Renkler konusunda yine çok kararsız kaldım ama bu hali güzel geldi bana. Masaüstü arkaplan olarak çok hoş duruyor. Başka bir zaman inşallah Taeyang çalışması yapacağım, aklımda :P
So Ji Sub hayranlarına gelsin bu çalışma :) Kaktüs çiçeği makino, özellikle de sana :P
2 Temmuz 2011 Cumartesi
Lie To Me: Bana yalan söyle, aşık olalım
16 bölümlük Lie To Me macerası bitti. Kang Ji-Hwan & Yoon Eun Hye ikilisi bana göre dizi boyuncu uyumlu bir çiftti:) Kang Ji-Hwan çoktan favori oyuncu listeme girdi bile. Devamı için...
25 Haziran 2011 Cumartesi
Şair ceketli çocuk, unutmadık...
"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
[Kazım Koyuncu]
13 Haziran 2011 Pazartesi
49 Days / 49 gün~
Misa dizisinde edindiğim tecrübeyi unutmuş olmalıyım ki bu dizide epey ağladım, strese girdim. İlk bölümden itibaren feci sarıp sarmalıyor seyirciyi, şahsen izlediğim diğer dizilerin bir kenara ittim ve deli gibi 49Days seyrettim! Dizinin konusuyla ilgili ayrıntılı bilgi için sarangni.info 49Days sayfasını inceleyin lütfen.
Spoiler verebilirim emin değilim. Diziyi izlemeyenler yazıyı okumasın ya da göz gezdirsin. İzlemeyenler için tavsiye ediyorum, güzel bir dizi; izleyin^^
4 Haziran 2011 Cumartesi
Bu aralar neler izliyorum?
Bu aralar birkaç dizi birden izliyorum. Sınavlar bitince rahatladım ve başladım hepsine birden, duramıyorum! :D 2011 yapımları özellikle çok güzel.
The Greatest Love: Yılın en güzel dizisi kuşkusuz! Secret Garden için de aynen bu ifadeyi kullanmıştım :D Hakkını yemeyelim ikisi de şahane. Aslında izlerken arada Secret Garden geliyor aklıma. Çünkü çok ince benzerlikler var. Dizi öyle eğlenceli ve komik ki anlatasım yok resmen :D Direkt izleyin, gülün eğlenin. İzlediğinize asla pişman olmayacaksınız. Çok sevdim diziyi. Yukarıda gördüğünüz sahneler çok güzel ve komikti. Dok Go Jin nasıl güzel bir karaktersin sen öyle :D Cha Seung Won'un daha önce dizi/filmini izlememiştim, bu ilk oluyor. Bu dizi bitince hemen City Hall'a başlamayı düşünüyorum. Bu adamı bundan sonra takip ederim ben:)) Gong Hyo Jin zaten çok sevdiğim bir oyuncu. İkisi bir araya gelerek müthiş uyum sağlamışlar. Daha önce diziyle yazı yazan arkadaşlara paslıyorum sizi, okuyun lütfen. Metropol Günlüğü Lee ve Kimbapsushi Ayrıca dizinin müzikleri için -şuraya- diziyle ilgili birbirinden güzel gif'ler için ise -şuraya- tıklayın :)
3 Haziran 2011 Cuma
Mim'lendik^^
Bana paslanan ikinci mim konusu. İlki Nefertiti'den gelmişti, bu defa ise yepyeni bir blogger'dan geliyor mim. Sevgili hayal unni beni mimlemiş. Teşekkür ediyorum ve başlıyorum...
Hayalindeki meslek nedir?
Her zaman hayalinde mesleği olan kişilere imrenmişimdir. Çünkü çocukluktan bu yana hiç öyle bir hayalim olmadı. Hep değişken bir yapıya sahiptim bu konuda. Çocukken avukat olmak istiyordum, ki beni az tanıyan insanlar "Sessiz, sakin, kendi halinde çekingen biri" diye tanımlar" Kısacası, avukatlık ve ben alakasızdık. Ailede ise "kızlar için en ideal meslek; öğretmenliktir!" düşüncesi vardı ve bana en uzak olan meslek grubu. Okulu seven bir öğrenci değilim ben :D Bir de kalkıp öğretmen mi olacaktım, hiç! Şu sıralar maliye bölümünde okuyorum. Kafam esti yazdım. Hayalimde ise yeni yeni gelişen bir meslek var. Fotoğrafçılık. Ama malesef Mersin Üniversitesinde fotoğrafçılık bölümü aktif değil, yoksa bu yıl yetenek sınavlarına girecektim. En azından fotoğraf makinem var ve sülalenin fotoğrafçısıyım :P Hobi olarak devam etmesi güzel.
Hayalindeki meslek nedir?
Her zaman hayalinde mesleği olan kişilere imrenmişimdir. Çünkü çocukluktan bu yana hiç öyle bir hayalim olmadı. Hep değişken bir yapıya sahiptim bu konuda. Çocukken avukat olmak istiyordum, ki beni az tanıyan insanlar "Sessiz, sakin, kendi halinde çekingen biri" diye tanımlar" Kısacası, avukatlık ve ben alakasızdık. Ailede ise "kızlar için en ideal meslek; öğretmenliktir!" düşüncesi vardı ve bana en uzak olan meslek grubu. Okulu seven bir öğrenci değilim ben :D Bir de kalkıp öğretmen mi olacaktım, hiç! Şu sıralar maliye bölümünde okuyorum. Kafam esti yazdım. Hayalimde ise yeni yeni gelişen bir meslek var. Fotoğrafçılık. Ama malesef Mersin Üniversitesinde fotoğrafçılık bölümü aktif değil, yoksa bu yıl yetenek sınavlarına girecektim. En azından fotoğraf makinem var ve sülalenin fotoğrafçısıyım :P Hobi olarak devam etmesi güzel.
Etiketler:
mim
13 Mayıs 2011 Cuma
Tayland'ı keşfetmek: First Love♥
İzlediğim ilk Tayland filminin böyle güzel olması çok sevindiri bir deneyim oldu:)) Lee'nin bloğunda filmle ilgili bir yazı okuduktan sonra filmi indirmiştim. Nihayet fırsat oldu ve izledim.
Etiketler:
film,
Film falan..,
First Love,
Tayland
9 Mayıs 2011 Pazartesi
I need a girl ♪♫
Taeyang'ın 2010 solo konserinden bir video. I need a girl ve After You Fall Asleep şarkılarının videosu. Taeyang, I need a girl şarkısını söylerken seyircilerin arasına dalıyor! Şarkısını söylerken bir yandan da seyircilerin kalp krizi geçirmesine sebep olacak şekilde koltuklar arasında dolanıyor. En güzeli ise, seyirciler arasından seçtiği bir kızı kolundan tutup sahneye getirmesi!!! Kızcağız utançtan, sevinçten ne yapacağını şaşırmış bir şekilde kendini Taeyang'a bırakıyor :P Muhtemelen BB özellikle de Taeyang fanlarının izlediği bir videodur ben yeni izledim ve bayıldım! :P İzlemeyenlere tavsiye ederim^^
2 Mayıs 2011 Pazartesi
il Mare: Zamana inat~
Dün gece il mare filmini seyrettim. Filmin orjinali Kore'ye aittir, hala bilmeyen varsa eğer. Uzakdoğudan birhaber olanlar hollywood versiyonu olan "The Lake House" filmini izlemiş ayılıp bayılmıştır. Açıkçası ben de önce hollywood versiyonunu izlemiştim. Jun Ji-Hyun'dan dolayı hep izlemek istediğim bir filmdi. Konuyu bilmeme rağmen ilk kez izliyormuşum gibiydi.
Eun Jo ve Sung-hyun aynı evde farklı zamanlarda yaşamış kişilerdir. Eun-jo esas kızımız 2000 yılında, Sung-hyun ise 1998 yılındadır. Eun-jo evden taşınırken posta kutusuna kendisinden sonra o eve taşınacak kişiye, yeni adresini bildiren bir mektup bırakır. Mektuba bir de il mare size şans getirsin, evin tabanında pati izleri zaten vardı, temizledim ama geçmiyor diye bir not düşer.
Etiketler:
Film falan..,
göl evi,
il mare,
Jun Ji-hyun,
Kmovie,
wallpaper
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







