Burcu ve Asiruh çingudan gelen mim üzerine birkaç dilek sıraladım bu defa zorlandım istediğim bir şey bulamadım desem yeridir, öyle zengin falan da değilim halbusi ne diye zorlandım bilmiyorum. Bu mimi seviyorum ha, eğlenceli. Öncelikle geçen sene dilediğim dilekleri inceledim içinden bir tanesi bile olmuş mu diye ve hayır, olmamış! :D Eneee dur dur olmuş meğersem! Ama önce olmayan dileklerime değinmek istiyorum öhö öhö:
27 Aralık 2012 Perşembe
25 Aralık 2012 Salı
Bollywood esintili post #1
Hint filmi deyince ne geliyor aklınıza? Bir süre öncesine kadar benim aklıma müzikli danslı acayip acayip filmler gelirdi… Şimdilerde aklıma gelen tek şey Aamir Khan doğrusu :)) Adam oynuyor, gülüyor, ağlıyor kendine hayran bırakıyor. Aamir Khan etkisi kolay geçmese de Bollywood denince aklınıza ikinci üçüncü sırada gelmesi gereken şey yine şarkılar tabii. Adamlar ne kadar çok seviyor müziği arkadaş! Her filmde bir -hatta birkaç- klip var resmen. Kocaman karizmatik adamların dramatik bir sahnenin ortasında klip çekimine geçiş yapmalarına çok gülüyorum :D Bir sonraki sahneyi, repliği beklerken bir bakıyorsun çalgı çengi başlıyor adamlar oradan oraya hoplaya zıplaya şarkı söylüyor falan olmuyor valla :D Müziksiz filmleri var mı çok merak ediyorum, biri bu adamlara film için en gerekli şeyin senaryodan önce müzik olduğunu söylemiş olmalı. Tuhaf bir etkileri de yok değil hani, bir süre sonra kendinizi tempo tutarken yakalayabilirsiniz veyahut daha da kötüsü tempo tutarken ev halkından birine yakalanıp “N’apıyon deli!” bakışına maruz kalabilirsiniz, benden söylemesi. Uzatmadan izlediğim birkaç bolivud filminden bahsetmek istiyorum.
5 Aralık 2012 Çarşamba
Hayata dair gülümseten detaylar..
Boş zamanım olduğunda ve bu zamanı dolduracak bir şey bulamadığımda veyahut bir şey yapmaya üşendiğimde hep aynı şeyi yaparım: Ekşi sözlük okurum. Önce göz gezdirir rastgele başlıklarda gezinir eğlenirim sonra dönüp dolaşım o başlığa giderim; hayata dair gülümseten detaylar. Çok fazla entry var başlıkta oku oku bitmiyor… Evet, son zamanlarda yapacak işim olmadığından bu başlıkta takılıyorum :)
Okurken güldüğüm, garip tepkiler verdiğim bazen de hüzünlenip güldüğüm, ‘Hayat güzel yav!’ dedirten entryleri okurken mutlu oluyorum. Bu da benim hayata dair gülümseten detaylarımdan biri ama sadece biri :’)
30 Eylül 2012 Pazar
Mim: Bi' sürü soru
Leon ♥ Sevginin Gücü
Bu filmi ben izlemişsem eğer eminim herkes izlemiştir. İzlemeli de. Bir katili insan ancak bu kadar sevebilir. Ne zaman Sezen Aksu'nun şu şarkısını dinlesem veyahut süt içsem -şu an olduğu gibi- aklıma düşer Leon. Uzun zamandır Leon için duvar kağıdı yapmak istiyordum, iyi oldu bu :)
14 Ağustos 2012 Salı
Mim: Hatırladığım ilk anı.
(By Leonid Afremov)
En son ne zaman mim yazmışım bakmadım ama uzun zamandır yazmıyormuşum gibi hissediyorum, bu zaman zarfında bir sürü güzel mim geldi üstelik ama hiç fırsat bulamadım. Özürlerimi sunuyorum, inşallah yazacağım. Bu mimi hemen yazmamın sebebi ise ilginç bir konu olması ve mimleyeceğim kişilerin yazılarını merak etmem. Mimin konusu; hatırladığınız ilk anı. Ne kadar ilginç di’mi? Severek takip ettiğim Mikal Zia’nın başlatıığı bir mim, bir sürü kişiyi mimlemiş ve ben hepsini merak ediyorum! :))
Etiketler:
ilk anı,
mikal zia,
mim,
mydestiny blog
2 Ağustos 2012 Perşembe
Çi Korkunce!*
Az önce eve giderken apartman girişinde, merdivenlerin tam önünde kocaman böcekler vardı! Biri merdivenin ilk basamağında diğeri ise merdiven başlangıcındaki paspasta. Lazeri ve ışıldağı olan bir anahtarlık kullanıyorum ki böyle zamanlarda –ve elektrik kesildiğinde- çok işe yarıyor. Yaz geldi mi feneri açıp öyle giriyorum apartmana çünkü akşam oldu mu bahçede bir sürü böcek oluyor.
Böceklerin biraz uzağında eve nasıl giderim hesabı yapıyorum bir yandan da kardeşimi çağırıyorum gel diye ama tınlayan yok ki… Yarım saat bekledim orada böcekler gitsin diye :/ Her seferinde aynı işkenceyi yaşamak nasıl büyük korku benim için.
Bir defa da aşağı inerken hoplaya zıplaya ilk merdivenleri indim ikinci merdivene gelince aniden durmamla düşmem bir oluyordu. Son anda trabzana tutundum şükür. Merdivenlerin tam ortasında vırak vırak vırlayan pörtlek bir kurbağa vardı. Ya üstüme zıplarsa, ayağıma değerse gibi korkular üşüştü hemen beynime, ne yaptım peki? Aşağı inmekten vazcayıp eve yollandım :D
Etiketler:
çi korkunce,
fobi,
Kişisel,
zoofobi.
13 Haziran 2012 Çarşamba
Çeyiz denen nanenin ettiklerine bak sen.
Anne hanım: Sen birkaç gün yatağında yatmasan olur mu?
Ben: Nerede yatacakmışım, o niyeymiş hem?Annem: Senin yatağına yaptığımız yastıkları minderleri koyacağız. Sen de buralarda bir yerde yat işte…
Çeyiz uğruna yatağımdan da oldum, Halil Sezai’ye bağlayıp isyan moduna geçebilirim. Bitmiyor! Evde çeyiz telaşı bir türlü bitmiyor, bitemiyor! Elimi nereye çarpsam bir çeyize çarpıyorum resmen. Şu yazımda kız isteme faslını anlatmıştım hani, işte nişanı atlattık kına-düğün arefesine geçtik. Şimdilik çeyiz telaşı sardı her yanımızı işte. Beni sarmadı aslında annemi sardı ama uzak kalmak ne mümkün, beni de sarmışcasına etkileniyorum haliyle.
10 Haziran 2012 Pazar
Genç Werther'in Acıları
Goethe’nin ilk romanı olan Genç Werther’in Acıları’ndan bahsetmek istiyorum ama kitap içeriğiyle ilgili fazlaca bilgi vermekten korkuyorum. Esasında kitapla ilgili en ufak bilgiye sahip insan bile kitabın meşhur olma sebebini az çok biliyordur. Kitabın yaydığı salgın, sendrom ve akım kitabın sonunu açık etmeye yetiyor. Ben de yıllar öncesinden kitabın etkisini biliyordum, edebiyat dersinde bu konuyu işlemiştik…
Demek istediğim kitapla ilgili içerik öğrenmek istemeyen kişiler lütfen yazıyı okumasın ama sadece bu yazıyı okumamakla kalmayıp aynı zamanda kitap sitelerinde ayrıntı aramasın zira romanın ilham kaynaklarını merak edip araştırırken sadece özet bölümünde bile kitabın sonunun aynen yazıldığını gördüm. Evet bu yazıda spoiler denen şey var. Okuyup okumamak size kalmış…
Etiketler:
Genç Werther'in Acıları,
Goethe,
Görsel,
Kitap
9 Haziran 2012 Cumartesi
İzlemeyin.
Selam millet! Çöp olan 16 saatimi anlatacağım size çünkü sizin saatleriniz de çöp olsun istemiyorum. Düşünceli blogger mode on :) Hemen uyarıyorum, diziyi izlemek isteyen, izleme listesine alan dostlar; bence hiç başlamayın, izlemeye değer bir dizi değil. Yazı içinde spoiler verebilirim, emin değilim sonra spoiler yedim demeyin.
Wild Romance dizisinden bahsediyorum. Lee Dong Wook ve Lee Si Young var diye konusunu bile okumadan stoklamaya başlamıştım diziyi. Çeviriler bitince ilk bölümü açıp seyretmeye koyuldum ama bu dizi boyunca iki farklı dizi bitirdim ben. Öyle sıkıcı…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







