30 Eylül 2012 Pazar

Mim: Bi' sürü soru

Bu mimi yazmayan bir ben kalmıştım :’) Burcu, Korelim ve Bunu Sevdim sağ olsun beni üç koldan mimlemiş, oturdum yazdım.

gong yoo

Leon ♥ Sevginin Gücü


Leon fanart


Bu filmi ben izlemişsem eğer eminim herkes izlemiştir. İzlemeli de. Bir katili insan ancak bu kadar sevebilir. Ne zaman Sezen Aksu'nun şu şarkısını dinlesem veyahut süt içsem -şu an olduğu gibi- aklıma düşer Leon. Uzun zamandır Leon için duvar kağıdı yapmak istiyordum, iyi oldu bu :)

14 Ağustos 2012 Salı

Mim: Hatırladığım ilk anı.


Leonid Afremov

(By Leonid Afremov)
En son ne zaman mim yazmışım bakmadım ama uzun zamandır yazmıyormuşum gibi hissediyorum, bu zaman zarfında bir sürü güzel mim geldi üstelik ama hiç fırsat bulamadım. Özürlerimi sunuyorum, inşallah yazacağım. Bu mimi hemen yazmamın sebebi ise ilginç bir konu olması ve mimleyeceğim kişilerin yazılarını merak etmem. Mimin konusu; hatırladığınız ilk anı. Ne kadar ilginç di’mi? Severek takip ettiğim Mikal Zia’nın başlatıığı bir mim, bir sürü kişiyi mimlemiş ve ben hepsini merak ediyorum! :))

2 Ağustos 2012 Perşembe

Çi Korkunce!*

çi korkunce!

Az önce eve giderken apartman girişinde, merdivenlerin tam önünde kocaman böcekler vardı! Biri merdivenin ilk basamağında diğeri ise merdiven başlangıcındaki paspasta. Lazeri ve ışıldağı olan bir anahtarlık kullanıyorum ki böyle zamanlarda –ve elektrik kesildiğinde- çok işe yarıyor. Yaz geldi mi feneri açıp öyle giriyorum apartmana çünkü akşam oldu mu bahçede bir sürü böcek oluyor.


Böceklerin biraz uzağında eve nasıl giderim hesabı yapıyorum bir yandan da kardeşimi çağırıyorum gel diye ama tınlayan yok ki… Yarım saat bekledim orada böcekler gitsin diye :/ Her seferinde aynı işkenceyi yaşamak nasıl büyük korku benim için.


Bir defa da aşağı inerken hoplaya zıplaya ilk merdivenleri indim ikinci merdivene gelince aniden durmamla düşmem bir oluyordu. Son anda trabzana tutundum şükür. Merdivenlerin tam ortasında vırak vırak vırlayan pörtlek bir kurbağa vardı. Ya üstüme zıplarsa, ayağıma değerse gibi korkular üşüştü hemen beynime, ne yaptım peki? Aşağı inmekten vazcayıp eve yollandım :D

13 Haziran 2012 Çarşamba

Çeyiz denen nanenin ettiklerine bak sen.

Anne hanım: Sen birkaç gün yatağında yatmasan olur mu?
Ben: Nerede yatacakmışım, o niyeymiş hem?
Annem: Senin yatağına yaptığımız yastıkları minderleri koyacağız. Sen de buralarda bir yerde yat işte…


Çeyiz uğruna yatağımdan da oldum, Halil Sezai’ye bağlayıp isyan moduna geçebilirim. Bitmiyor! Evde çeyiz telaşı bir türlü bitmiyor, bitemiyor! Elimi nereye çarpsam bir çeyize çarpıyorum resmen. Şu yazımda kız isteme faslını anlatmıştım hani, işte nişanı atlattık kına-düğün arefesine geçtik. Şimdilik çeyiz telaşı sardı her yanımızı işte. Beni sarmadı aslında annemi sardı ama uzak kalmak ne mümkün, beni de sarmışcasına etkileniyorum haliyle.

10 Haziran 2012 Pazar

Genç Werther'in Acıları

Genç Werther'in Acıları


Goethe’nin ilk romanı olan Genç Werther’in Acıları’ndan bahsetmek istiyorum ama kitap içeriğiyle ilgili fazlaca bilgi vermekten korkuyorum. Esasında kitapla ilgili en ufak bilgiye sahip insan bile kitabın meşhur olma sebebini az çok biliyordur. Kitabın yaydığı salgın, sendrom ve akım kitabın sonunu açık etmeye yetiyor. Ben de yıllar öncesinden kitabın etkisini biliyordum, edebiyat dersinde bu konuyu işlemiştik…

Demek istediğim kitapla ilgili içerik öğrenmek istemeyen kişiler lütfen yazıyı okumasın ama sadece bu yazıyı okumamakla kalmayıp aynı zamanda kitap sitelerinde ayrıntı aramasın zira romanın ilham kaynaklarını merak edip araştırırken sadece özet bölümünde bile kitabın sonunun aynen yazıldığını gördüm. Evet bu yazıda spoiler denen şey var. Okuyup okumamak size kalmış…

9 Haziran 2012 Cumartesi

İzlemeyin.

Selam millet! Çöp olan 16 saatimi anlatacağım size çünkü sizin saatleriniz de çöp olsun istemiyorum. Düşünceli blogger mode on :) Hemen uyarıyorum, diziyi izlemek isteyen, izleme listesine alan dostlar; bence hiç başlamayın, izlemeye değer bir dizi değil. Yazı içinde spoiler verebilirim, emin değilim sonra spoiler yedim demeyin.
Wild Romance dizisinden bahsediyorum. Lee Dong Wook ve Lee Si Young var diye konusunu bile okumadan stoklamaya başlamıştım diziyi. Çeviriler bitince ilk bölümü açıp seyretmeye koyuldum ama bu dizi boyunca iki farklı dizi bitirdim ben. Öyle sıkıcı…

31 Mayıs 2012 Perşembe

Mim: Kimin hazırladığını bilmediğim soruların cevapları...

Bir mim ile daha karşınızdayım. Bu defa Sessiz Gemi’den geliyor mim, soru-cevap şeklinde röportajımsı bir mim. Ben şu şarkıyı dinlerken cevapladım soruları, bu müthiş sesi siz de dinleyin derim :)

27 Mayıs 2012 Pazar

The City Hall: Siyaseti sevdiren dizi...

Uzun zamandır izlemek istediğim halde bir türlü fırsat bulup izleyemediği bu güzel diziyi nihayet izlemiş bulunmaktayım. Her zaman izleme listemde olmasına rağmen, "Çok sıkıcı hep siyaset!" gibi olumsuz yorumlardan dolayı biraz erteliyordum. Üstelik daha önce Cha Seung Won veya Kim Sun Ah ile tanışmamıştım. Çok sonradan Greatest Love, Scent of A Woman, My name is Kim Sam Soon gibi dizileri izleyip oyuncuları görünce ,bu iki muhteşem insanı bir araya getiren diziyi sıkıcı bile olsa izlerim dedim. Pişman değilim, dizi gerçekten çok iyiydi! İzlediğim en iyi dizilerdendi. İzlerken sahneleri paylaşmamak için kendimi tuttuğumu bilirim :) Şurada dayanamamış küçük bir post yayınlamıştım hatta... Yine de ilk iki bölüm biraz yavan gelebilir, başlangıç ne de olsa. Şimdi size kısa kısa diziyi anlatacağım, hadi bakalım..



15 Mayıs 2012 Salı

Mim: İzlediğim diziler

Yine bir mim. Narsist Prenses şu yazısında beni mimlemiş, sağ olsun.

Behzat Ç: İlk sezondaki tadı ikinci sezonda henüz yakalayamamış olsa da severek izliyorum Behzat amirimizi. Yaptığı göndermeleri ve sistemi eleştirmesini çok seviyorum. Geçenlerde düğünü oldu amirimizin, Türk aile yapısına uygun bir hale getirdiler adamı resmen! :D Yakında alkol yerine süt içerse şaşırmam :P Yine de evlenmesine itirazım yok tabi :) İlk sezonun tüm bölümlerini izlemediğim için hala Akbaba’nın hikayesini bilmiyorum -ilk sezonda değinildi mi onu da bilmiyorum- ama her hafta yeni bir kırıntı öğreniyoruz bu karakterle ilgili, merakla takipteyim. Ayrıca bu sezon diziye dahil olan Aziz karakterini çok sevdim. 

Repliklerine bayılıyorum, hele de şuna: “Özlemez olur muyum be Suna! Kulağımı kaşıyordum ben onunla!” :D İzleyenler bilir bu sahneyi ahah :D